0

“Sayıları habere dönüştüren meslek: Ekonomi gazeteciliği”

ŞEREF OĞUZ, SABAH GAZETESİ KÖŞE YAZARI / EKONOMİ MÜDÜRÜ 

Soğan haberciliğinden ekonomi haberciliğine

Ekonomi gazeteciliği Türkiye’de 1970’lerde soğan haberciliğiyle başladı. DPT (Devlet Planlama Teşkilatı) soğan fiyatlarına bakarak ekonomiyi izlerdi.

Henüz bizde borsa icat edilmemişti. Döviz, faiz, kur gibi kavramlar devletin hazine biriminde çalışan uzmanların işiydi.

Cümlede para kullanıldığı zaman ekonomi gazeteciliği yaptığımızı sanıyorduk.

Asıl dönüşüm 1980 yılında 24 Ocak kararlarıyla başladı. O kararlarla beraber Türk toplumu bir anda dövizle, kurla, piyasayla, karaborsayla, gölge fiyatla, bankerlerle, hisse senetleriyle tanışmış oldu.

Bir anda gündemimiz değişmişti. Önceden döviz alıyor, döviz satıyorduk. Ancak Türk Parasını Koruma Kanunu bir gecede kaldırılınca cebinde döviz taşıyanın hapse girdiği, dövizi olmayanın da zarar ettiği bir iklime uyandık.

Cebinde döviz taşıyanın sürekli kaçtan aldığını kaçtan sattığını takip etmesi gerekiyordu. Tabi o zaman internet ve özel televizyonlar yok, gazeteler vardı.

İlk ekonomi sayfası

Ben Tercüman gazetesinde çalışırken, 1986 yılında, Cağaloğlu’nda Ziraat Bankası’nın ikinci katında bir odada borsa sayfası yaptık. 24 tane önemli büyük kuruluşun hisse senedinin dünkü fiyatı, bugünkü fiyatı, azalmış mı artmış mı onu gösteren basit bir endeks oluşturduk. Ama bu bile bir devrimdi ve insanlar gazetemizi satın almaya başladılar.

Artan kolay para kazanma trendi ve bankerler furyasıyla birlikte ekonomi dolarlaşmaya, marklaşmaya, franklaşmaya başladı. Yavaş yavaş bütçe, enflasyon, rahmetli Özal’ın deyimiyle “hayat pahalılığı” gibi konular önem kazandı.

Gittikçe tek sayfaya sığmaz olduk, iki sayfaya çıktık. İlk sayfaya rakamlar ve döviz kurları, ikinci sayfaya da ekonomi haberleri koymaya başladık.

Ekonomide bildiğin 100 şeyin 20’sini kamuyla paylaşırsın

Ekonomi mezunu gazeteci değil, gazetecilik mezunu ekonomi gazetecisi olmak çok daha verimli.

Ekonomiyi ve ekonomi bürokrasisini bilmek, matematikle haşır neşir olmak gerekiyor. Yaptığın tahminler doğru gittiği, para kazandığı zaman kimse gazeteyi aramıyor ama çuvalladığın zaman gazeteyi basmalar, tehditler başlıyor.  En çok işten çıkarma durumunu borsa bölümünde yaşadık, çünkü yaptığın her yanlış sana geri dönüyor.

Dünya Gazetesi sahibi Nezih Demirkent bana “Spekülasyon işine girme” demişti, “Senin uzman diye yazdırdığın birçok yazar portföy yönetiyor,” inanamadım. Bu kadar kirliliğin döndüğü bir alanda biz neyi yazıp neyi yazmamamız gerektiğini öğrenmeye çalıştık.

Insider trading denilen şirketlerin mahrem bilgilerinin ne kadarını yayınlamamız gerektiğini düşündük, hangi adımları atmamamız gerektiğini öğrendik.

Ekonomide bildiğin 100 şeyin 20’isini yazar, 80’ini kendine saklarsın. Kamuoyuyla paylaşacağın %20’yi anlamaksa en az 20 yılını alır.

2001 krizi bize haddimizi bilmeyi öğretti

2001 krizi ekonomi basınını da  çok etkiledi, özellikle medyanın kanaat oluşturucu etkisinin artan önemiyle haddimizi daha çok bilmeye başladık. Manipülasyon ve etik kirlenmeyi önlemek için borsayla ilişkisi olan, portföy yöneten veya kanaat oluşturan insanları ayıklamaya çalıştık.

Siyaseten yapılan haber subjektif olabilir, bu haberle bir etki yapabilirsiniz. Ama ekonomi basınında bir haberle bir şirketi batırabilir, bir diğerinin haksız kazanç sağlamasına önayak olabilirsiniz.

Ayrıca bütün şirketler kendilerinin iyi yönlerini ön plana çıkarıp kötü yönlerini sizden saklamaya çalışırlar; bunun da farkında olmanız gerekir.

Eskiden bütün haberleri tek bir gazeteci yaparken artık ayrıştık, ihtisaslaşma yoluna gittik; perakende, konut , büyümelere bakan muhabir, şirketleri takip eden muhabir gibi…

Bir arayüz olarak ekonomi gazeteciliği

Genellikle ekonomi basını devletin aldığı, ekonomi bürokrasisinin geliştirdiği veya şirketlerin kamuoyuyla paylaşmak istediği tüm bilgilerin arayüzüdür.

Ekonomi gazeteciliğinin görevi ekonomiyi kendi okur kitlesinin anlayacağı şekilde çerçeveleyen, yorumlayan ve bunu aktarırken kamu yararını gözetmesi gereken bir yapıdadır, bu yüzden de sorumluluğu fazladır.

İşimiz verileri habere dönüştürmek

Soğan fiyatlarından yola çıktık ama bizim kamuoyu ile paylaşmamız gereken bir veri takvimimiz var.

Ayın 1’inde İstanbul Ticaret Odası’nın, ayın 3’ünde ise devletin resmi enflasyon rakamları açıklanır. Bütçe her ayın  1’inde,  Türkiye İhracat Meclisince açıklanan ihracat rakamları her ayın 20’sinde… Ayrıca geçmiş ayın dış ticaret rakamları, eğitim istatistikleri, kadın istatistikleri, işsizlik istatislikleri ve istihdam verileri vs.

Genellikle dramatik değişiklikleri kamuoyu ile paylaşıyoruz.

Yeni ekonomi sayfaları hazırlamak artık uzmanlık gerektirdiği gibi, okumak da yavaş yavaş uzmanlık gerektirecek.

Tahmin doğası gereği hatayı da içinde barındırır

Ekonomik kavramları insanların anlayacağı dile ve algı düzeyine dönüştürme rolümüz var.  Gazeteciliğin asıl ustalığı da orada ortaya çıkıyor.

Bu kadar yazıp çizmemize rağmen günün sonunda insanlar gelip bize şu soruyu soruyor: Altın ne olacak? Sizden şunu bekliyorlar; altını şu fiyattan aldım, ne zaman satayım?  İnsanlar kendilerine bir yön bulmak için bizi kullanıyorlar.

Ekonomi basınının yüklenebileceğinden çok daha fazla bir beklenti oluşturulmuş durumda.

Ekonomide yeni tür ‘ Memostick Gazeteciliği’

Şimdi ekonomide yeni tür oluştu. Ben ona ‘ Memostick Gazeteciliği’ diyorum. Pek çok şirket itibar açlığını gidermek için medyanın alkışına ihtiyaç duyuyor. Kurumsal iletişimcilerin yüzde 80’i sadece şirketlerinin reklamını yapmak peşindeler; sosyal sorumluluk projesi yaptım diye reklam yapıyorlar.

PR ekipleri hazırladıkları bu haberleri gazetecilere memory sticklerde hazır veriyorlar. İşin acı yanı, gazetelerde gerçekten de bu tarz haberler yer alabiliyor.

Ağzınızdan çıkanı kulağınız duymalı

Ekonomi haberciliğinde temel haber yazma tekniğinin yanı sıra ağzınızdan çıkanı kulağınızın duyması gerekiyor. Rakamlara dikkat etmek, milyon ve milyar arasındaki farkın bilincinde olmak gerek. Yüzde farklarına dikkat etmek gerek.

Bir başka temel sıkıntı alkışlama ve şirketlerin olumlu taraflarını gösterme çabası.

Reklam ve yargı süreci, işten attırma tehditleri gibi ekonomi gazetecisinin üzerinde baskı kuran mekanizmalar var.

Ancak ekonomi gazetecesi kamu yararına haber yaptığının farkında olmalıdır. Sahte haberlere dikkat etmek gerekir.

Piyasadaki veriler çok fazla.

Kimi zaman şirketlerle ilgili yaptığımız haberlerle borsada (mesela insanların beklentilerini aşırı yükselterek) kırılmalara yol açıp insanları zarara uğratabiliyoruz. Bunu yapmamak için çok dikkatli çalışmamız gerekiyor; çünkü çok fazla veri bizim de kafamızı karıştırabiliyor.

Ekonomi basınının kalitesi artmaya başladı

Eskiden ekonomi basınında daha fazla etik dışı bilgiler yayınlanıyordu, 2010’lu yıllarda bu durum azaldı, ortadan kalkmasa da artık denetleniyor, regülasyonlar geldikçe ekonomi basınının kalitesi de artmaya başladı. Ama basının itibar kaybından ekonomi basını da nasibini almış durumda.

Genellikle olaylara el attığımızda, özellikle hoşlanmayan muhatapları kamuoyunda sizi itibarsızlaştırmayı deniyorlar. Hikâye burada haberinizi ne kadar savunacağınızla ilgili. Bu tür haberlerde ekonomi basını yolsuzlukları ortaya çıkarma konusunda inanılmaz bir başarı sergiliyor.

Fakat toplumda basına karşı genel olarak varolan güvensizlik yüzünden bizim ürettiğimiz verilere karşı da kuşkuyla yaklaşılıyor.

Ekonomi servisinde çalışmak bir üniversite bitirmeye bedeldir

Şu noktada bir gazetede çalışılabilecek en iyi yer ekonomi servisidir. Çünkü saha neredeyse bir üniversite kadar meslek öğretiyor insana.

Günde 200-300 sayfa metin okuyup, 2-3 toplantıya katılıp, farklı ekranlardaki (Forex vs.) ilişkileri takip edip, farklı kanalları karşılaştırmak ve birçok insanla konuşmak, ekonomi basınını, kişiyi iyi yetiştiren bir birim haline getiriyor.

Ekonomi servisinden çıkıp iyi şirketlerde önemli pozisyonlara gelen, kendi şirketlerini kuran, piyasada uzman olarak çalışan arkadaşlarım da oldu.

Bunun yanında ekonomi basınında başka bir alan da oluşmaya başladı; gazetecilik geleneğinden gelmemiş uzman yazarlar kullanıyoruz artık.

Ekonomi gazeteciliğinin geleceği

Ekonomi gazeteciliği yavaş yavaş önemini, itibarını sanal sitelerdeki habercilikle zorunlu olarak paylaşmak durumunda artık.

Kişisel olarak benim yazılarıma gelen tepkilerin yüzde 80’den fazlası internetteki paylaşımlar üzerinden geliyor. Bu da ekonomi basınının bir sonraki adımını tanımlıyor:

İnsanların ham veriye ulaşması için artık bana ihtiyacı yok. Günlük veri, anlık veri için cep telefonu bilgiyi benden çok daha hızlı sağlayabiliyor.

Fakat şirketlerle ilgili öngörüler, derinlemesine bilgi, yorumlama bunlar ekonomi basınının artık içine sıkıştığı ve ustalaşacağı alanlar olmaya başladı.

Bu alan zor bir alan, o yüzden sevmeden yapılabilecek bir meslek değil.

Ekonomi gazeteciliği size dünyayı dolaştırıyor, size toplumun karar vericileriyle çok yakın olma şansını (biraz iş dünyası üzerinden) sağlıyor,  ama daha önemlisi ekonomi gazeteciliği size ölçme biçme değerlendirme ve yönetme yetisi kazandırıyor.

Soru-Cevap

Ekonomi gazeteciliği insanları yatırımları yönlendirme konusunda nerede durmalı, altınla ilgili mesela?

Yöntem önerebilirsiniz. Yöntem önerip normalde karar süreçlerinde yardım edecek metodu verebilirsiniz.  Daha fazlasını yapmanın ekonomi basını için haddini aşmak olduğunu düşünüyorum.

Ekonomi haberi yazarken nelere dikkat etmeliyiz?

Arkadaşlar bu meslekte iki hata var: 1) Alfa hatası – Doğru haberi atlamış olmak. Kabul edilebilir, uyarmak gerekir.

2) Beta hatası – Doğru olmayan bir haberi doğruymuş gibi yaymak, yalan haber yapmak ki bu bağışlanamaz; ben kovarım.