Medya Okulu 2011 / 7. Hafta, 2. Ders: “Fotoğrafçılık”
ERCAN ARSLAN, Foto Muhabir / MİLLİYET
SELAHATTİN SEVİ, Foto Editör / ZAMAN
Haftanın ikinci dersinin eğitmenleri, Milliyet Gazetesi Foto-muhabiri Ercan Arslan ve Zaman Gazetesi Fotoğraf Editörü Selahattin Sevi oldu. Haber fotoğrafçılığı üzerine yaptıkları sunumda, Arslan ve Sevi fotoğrafın etkisi ve haber fotoğrafçılığında nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı. Dersin ayrıntıları şöyle:
— İnsanlar gazeteyi eline aldıklarında ilk nerden başlarlar? Cevap: Büyük fotoğraftan başlarlar. Demek ki haberimizi okutmak için doğru bir fotoğraf seçiminde bulunmalıyız. Fakat yalnız ilgi çektirmek için fotoğraf kullanılmaz. Fotoğraf, olayla ilgili en temiz, özet bilgiyi sunan haber yazma biçimidir aynı zamanda. Fotoğraf altları da ilk okunan metinlerdir haberde. İnsanların görsel hafızalarının diğer zihinsel algılamalarından daha güçlü olduğu gerçeğinden hareketle fotoğrafa önem vermek zorundayız. Biz gazetelerdeki fotoğrafı sayfada yer doldurmaya yarayan ya da görsel yan unsur olarak kabul etmekten ziyade haberin ta kendisi olarak görüyoruz.
— Foto muhabirinin klasik bir reklam fotoğrafçısı ya da vesikalık çeken mahalle fotoğrafçısından farkı, kendisini gazeteci olarak tanımlamasıdır. Foto muhabiri çektiği fotoğrafın sorumluluğunu da hisseder. Çektiği fotoğrafın bilgisine ulaşmak ve ayrıntılarını araştırmak onun bir diğer vazifesidir.
— Foto muhabiri gittiği yerde sadece gittiği habere odaklanan, onun haricinde gezen tozan kişi değildir. En küçük bir haber kırıntısı varsa oraya giden ve bunu kendisine vazife bilen kişidir.
— İyi fotoğraf, sadece felâket anlarında çekilir diye bir kural yok. Yani illâki deprem olması yangın çıkması gerekmiyor iyi fotoğraf için. Fakat bunun dışında böyle anlarda da olayın dehşetinin dışında olayı estetize ederek sunabilmelisiniz.
— Basın fotoğrafının diğer disiplinlerden farkı ve artısı şudur: Fotoğraf, çekildiği gün gazeteyi kurtarır, ondan sonra da arşiv niteliği kazanır. Bir haber yayınlandığı günden sonra eskiyen bir özellik taşır ve bir daha da çoğunlukla kullanılmaz. Fotoğraf ise hep kıymetlidir. Manevi değerinin yanında maddi değer olarak da çekildiği andan itibaren her kullanıldığında size kazandırır.
— Artık dünyada dijital bir devrim yaşanıyor. Artık insanlar gazetelerini internetten okuyor ve gazetenin gelecekteki yeri tartışılmaya başlandı. Artık çoğu dünya gazetelerinde kadrolu foto muhabirleri yok. Yaptıkları işleri ortaya koydukça para kazanıyorlar. Çoğu internet medyasına yöneldi. Foto-muhabirler son dönemde video- muhabirlere dönüştü. Bir fotoğrafçı bir yere gittiği zaman fotoğraf da çekiyor video da çekiyor ve bunları bir araya getirip internet üzerinden satmaya çalışıyor. Ayakta kalabilmek için yeni şeyler üretmek zorundalar.
— Türkiye’de hiçbir gazete aşağıdan yukarıya düzelmez. Gazetelerin lokomotifi olan Hürriyet gazetesi ilk fotoğraf servisi kurmuş olmasına rağmen şu anda bir foto servisi yok. Bildiğiniz Radikal gazetesinde bir tane fotoğrafçı çalışıyor. Zaman gazetesi gibi servisi bulunan başka bir gazete yok. Sektörün hali bu.
— Bir foto muhabirinin iki özelliği var: Biri ayrıcalık, diğeri sorumluluk. Biz, herkesin giremeyeceği yerlere basın kartımız olduğu için girebiliriz. Halkın haber alma hakkı olduğu için biz girebiliriz ama siz giremezsiniz. Sorumluluk ise objektif olmayı, işin içine hile sokmamayı gerektirir. Tabi ki foto-muhabirinin bir politik görüşü, bir geçmişi olacak, fakat haberi manipüle etme, delil karartma hakkı yoktur.
— Türkiye’de foto-muhabirlerinin çalışması için uygun bir alan oluşturulmuyor. Çoğu zaman tehlike ile baş başa kalıyoruz. Oysa oraya gidişimiz keyfi değil halkın haber alabilme hakkı için oradayız.
— İliştirilmiş gazetecilik, fotoğrafçılığın ilk keşfinden beri yapılmaktadır. Bu şekilde çekilmiş fotoğraflara da şüphe ile yaklaşmak gerekmiyor. Önemli olan zihinlerin iliştirilmemiş olmasıdır.
— Ustalar der ki: İyi görsel yönetmen fotoğrafa göre tasarım yapar. Fakat bizde genelde sayfaya göre fotoğraf yerleştirilir. Dolayısıyla foto muhabiri işe gittiği zaman yatay, dikey ve detay fotoğrafları almalıdır. Bir işe gittiğiniz zaman sizin dışınızda gazetenize fotoğraf servis eden on kişi daha orda oluyor. Siz tabi ki sizin fotoğrafınız habere girsin istiyorsunuz. Çünkü bu iş egosu en yüksek mesleklerden birisi. Dolayısıyla farklılık yaratmanız gerekmektedir.
— Fotoğraf sanatı ile ilgilenen kişiler, genelde gazete fotoğrafçılarını estetik yoksunu olarak görürler. Oysa ki bu tamamen insanın kendisini geliştirmesi ile alakalı. Ayrıca teknik gereçlerinizin de tam olması gerekir. Emanet makine ile çekim yapılmaz. Konularına uygun objektifler kullanmanız lazım.
— Fotoğrafın kameradan eksiği var. Biz sesi veremiyoruz. Dolayısıyla bu eksiği kapatmamız gerekiyor. Fotoğrafta bir kompozisyonun devamını sağlamamız lâzım. Fotoğrafın habere uygun, anlatımda canlı ve etik değerlere saygılı olması lâzım. Foto-muhabirinin fotoğraf üzerinde hile yapmaması gerekir. Gazetelerin yerel muhabirleri iş yaptıkları zaman para aldıkları için bazen asparagas haberler yapabiliyorlar. Bu tip haberlerin dikkatle kontrol edilmesi gerekiyor.
— Bu işi yapacaksanız bu işin tutkuyla yapılması gerekiyor. Bu iş sayesinde birçok yer ve insan gördüm. Sınırları çok geniş olan bu meslek, insanın dünya görüşüne yansıyor ve onu zenginleştiriyor.
— Kadın foto muhabirleri Türkiye’de hevesli başlıyorlar fakat çabuk pes ediyorlar. Oysa ki dünya çapında başarılı fotoğrafçılara baktığımız zaman kadınların sayısı oldukça fazla. Bunun sebebinin editörler olduğunu zannetmiyorum. Çünkü biz eşit derecede şans tanıyoruz.
