0

“Türk medyası 10 sene öncesine göre daha iyi”

Medya Derneği ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (FSMSEM) işbirliği ile düzenlenen “Değişim Sürecinde Medya” adlı seminer serisinin üçüncü haftası da sona erdi. ‘‘Dış Basınla İlişkiler” başlığının ele alındığı seminere, Türkiye – AB Karma Parlamento Komisyonu Eski Eşbaşkanı Joost Lagendijk ve Today’s Zaman Genel Yayın Yönetmeni Bülent Keneş konuşmacı olarak katıldı.

Açılışın ardından, konuşmasına başlayan ilk isim, Lagendijk oldu. Türk ve Avrupa medyaları arasındaki yapısal farklılıklara değinen Eski Eşbaşkan, bu farklılıkların; medya sahipliği yapısının farklılığı, yasaların Türkiye’de gazeteciler aleyhinde kullanılabiliyor olması ve Avrupa’da gazetecilerin birlik halinde hareket edebiliyor olmasından doğduğunu ifade etti.

Lagendijk, Türkiye’de medya sahipliğinin holdinglerin faaliyet alanlarından yalnızca biri olduğunu belirterek, bunun da medya özgürlüğünden ziyade ticari amaçlara hizmet edilmesine neden olduğunu ifade etti. Ülkede gazetecilere uygulanan hukuki yaptırımı da doğru bulmadığını söyleyerek, Hollanda’da kraliçeye hakareti yasaklayan oldukça eski bir kanun olmasına rağmen, böyle bir eylemde bulunma durumlarında dahi gazetecilerin dava edilmediğine değindi.

“Türk medyasında polarizasyon var,” diyen Lagendijk, bu durumu eleştirdi. Gazeteciler olmadan demokrasinin de olamayacağını belirterek, medya ve politika arasında dengenin oldukça önemli olduğunu ifade etti. Bu dengeyi tutturmanın bir gazeteci için oldukça önemli olduğunu vurguladı. Gazetecilik altında propagandayı tasvip etmediğini de vurgulayarak, Oda TV gibi bir yayının Avrupa’da gazetecilikten sayılmayacağını iddia etti.

Tüm olumsuzluklara rağmen, Türk gazeteciliğinin 10 sene öncesine göre oldukça iyi durumda olduğunu belirten Lagendijk, Kürt ve Ermeni meselesi gibi tabu konuların artık daha rahat konuşulup yazılabildiğine işaret etti. Türk medyası için umutlu olduğunu belirterek, farklı görüşlerde de olsalar, gazetecilerin birbirlerini daha çok kollamaları ve desteklemeleri gerektiğinin altını çizdi.

Kürsüye çıkan ikinci isim Bülent Keneş oldu. Lagendijk’in aksine,”Patronaj yapısı Batı medyasında bizden çok farklı değil,” diyen Keneş, polarizasyon konusunda ise,”Ben ters bir şey söyleyeceğim. Allah’a şükür ki polarizasyon var. Bu polarizasyon çift kanallı değil, çok kollu bir polarizasyon. Ben bugünkü polarizasyonu 1990’lardaki, neredeyse aynı çizgide yayın yapan medyaya tercih ediyorum,” diyerek, karşıt bir görüş sundu.

Bülent Keneş, Batı medyasını, oryantalist bir ideolojiyle haber yapma konusunda eleştirse de, söz konusu medyayı Türk medyasından daha sahici bulduğunu ifade etti. Konu hakkında örnek sunarak, “Amerika’da bir gazete, ‘Biz Obama’yı destekliyoruz. Biz bu düşünceyi savunuyoruz ve bizi buna göre okuyun,’ diyebiliyor. Türkiye’de ise tarafsız gazetecilik söylemiyle taraf tutma durumu var. Oysa ki, kimi okuduğunuzu bilmeniz daha sağlıklıdır diye düşünüyorum,” dedi.

Keneş konuşması esnasında, Türk gazetelerinin tanımsızlığını da eleştirdi. “Bir gazeteyi okuduğunuzda neyle karşılaşacağınızı bilemiyorsunuz. Bizde yarı ana akım, yarı Bulvar gazetesi ya da yarı müstehcen, yarı aile gazetesi olabiliyor gazeteler.”

Seminerler; Medya Derneği Genel Sekreteri Deniz Ergürel’in Keneş’e hediyesini takdim etmesi ve çekilen toplu fotoğraflar ile son buldu.

Etkinliğin fotoğrafları için tıklayınız.