0

Medya-yargı ilişkilerini güçlendirme projesi açılış toplantısı

Türkiye’de adliyelerde basın sözcülüğü sisteminin oluşturulmasını destekleyen Avrupa Birliği finansmanlı “Kitlesel Medya ve Yargı Arasındaki İlişkilerin Geliştirilmesi” eşleştirme projesinin açılışı, 25 Eylül günü Ankara’da gerçekleştirildi. Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde düzenlenen açılış toplantısına Adalet Bakanı Sadullah Ergin, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Jean-Maurice Ripert, Almanya Büyükelçisi Eberhard Pohl ile Hollanda Büyükelçiliğinden Müsteşar Daan Huisinga katıldı.

Açılış toplantısında konuşan Bakan Ergin, “Projemizin temel amacı yargı ile medya arasındaki ilişkiyi kurumsallaştırarak güçlendirmek ve böylece bir yandan medyanın yargı ile ilgili konularda haber alma hakkını geliştirirken, diğer yandan kamuoyunun ilgi sahasına girmiş konular hakkında doğru bir şekilde bilgilendirilmesini sağlamaktır” dedi. Proje kapsamında yapılacak toplantıların, farklı ülkelere yapılacak çalışma ziyaretlerinin ve eğitim faaliyetlerinin her iki hedef kitle için de yararlı olması dilekleriyle sözlerine devam eden Ergin, ifade özgürlüğü ve toplumun haber alma hakkının korunması açısından medyanın önemli bir araç olduğunu belirtti. Ergin projeyle ilgili olarak, “Amaç, basın mensuplarının yönlendirilmesi değil, bilgi alma hakkının korunmasıdır” dedi. Medya kanallarının çeşitlenerek arttığı ve bilgiye erişimin kolaylaştığı çağımızda bilginin kirletilmesi, bağlam dışına çıkarılması ve yönlendirilmesinin de söz konusu olduğunun altını çizen Ergin, bunun ancak şeffaf ve daha açık bir yönetim anlayışıyla giderilebileceğini vurguladı. Medyanın zaman zaman doğrudan toplumsal algının biçimlendirilmesinde bir araca dönüştürülebildiğini de dile getirerek, bu tür olumsuz sonuçların ortaya çıkmasında asıl kabahatin, toplumun zamanında, doğru ve sağlıklı bilgi edinmesi için gerekli kanalları açmamakta yattığını bildirdi. Yargısal tasarrufların doğru anlaşılmasının, bunun üstüne bina edilecek tartışmaların sağlıklı yürütülebilmesi için önem taşıdığını belirten Ergin, “Topluma güven veren bir adalet için, adına karar verilen milletle sağlam iletişim köprüleri kurulmalıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bazı kararlarında da vurgulandığı gibi ‘özde adalet kadar gözde adalet’ de gerekir. Adaletin varlığı yanında görünür ve algılanır olması hayati değerdedir. Bu sebeple yargısal tasarruflar hakkında toplumun bilgilendirilmesi ve elbette bu yolla kamu denetimine ve eleştirisine açık olmak, önemsediğimiz bir aşamadır” diye konuştu.

Özel hayatın gizliliği ile kamunun bilgi alma hakkı arasındaki hassas dengenin korunması gerektiğini de vurgulayan Ergin, soruşturmalarda gizliliğin sağlanmasının üzerinde hassasiyetle durulması gereken konulardan olduğunu söyledi.

Projeyle başta Cumhuriyet başsavcılıkları ile mahkemeler olmak üzere, adalet kurumlarının medya organları ile olan ilişkilerinin, sistematik çerçevede yürütülmesinin planlandığını anlatan Ergin, “Bu kapsamda yargısal faaliyetler konusunda medya mensuplarının, medya ile ilişkiler konusunda yargı mensuplarının bilinçlendirilmesi hedeflenmektedir. Projenin bir önemli çıktısı da basın sözcülüğü uygulamasının yargı teşkilatında kurularak, iletişim kanallarının daha da geliştirilmesi olacaktır” dedi.

Ergin, konuşmasının sonunda Ulucanlar Cezaevi Müzesinin Türkiye’nin demokratikleşme anlamında nerelere geldiğinin göstergelerinden olduğunu, bu mekanda eski Türkiye ile yeni Türkiye’nin kıyaslanabileceğini aktardı.

Adalet Bakanlığı’nın, medya ile çalışma konusundaki deneyimlerinden yararlanmak üzere Almanya ve Hollanda Bakanlıkları ile işbirliği yapacağı proje kapsamında 200 hakim ve savcı eğitilecek; Ankara, İstanbul, İzmir, Diyarbakır ve Adana’daki 5 pilot mahkemede Medya ve Halkla İlişkiler büroları kurulacak. Bakanlığın Basın Müşavirliği yeniden yapılandırılacak. Başta yargı muhabirleri olmak üzere bağımsız medya çalışanlarından etik davranış ilkeleri hazırlamaları istenecek. Arzu ettikleri takdirde, 100 yargı muhabirine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı, masumiyet karinesi, özel hayata saygı, bilgi alma özgürlüğü ve ifade özgürlüğü ile yargı bağımsızlığı/tarafsızlığı dengesi üzerine eğitim alma imkanı sunulacak.

Medya Derneği ve AB üyesi ülkelerin kamu kurum ve kuruluşları ile gazetecilerinin de katkıda bulunacağı proje toplam 24 ay sürecek.