0

Media School 2013 / 3rd Week: “Celebrity & Tabloid Reporting”

Sorry, this entry is only available in Türkçe.

 

SİNAN ÖZEDİNCİK, GÜNAYDIN YAYIN KOORDİNATÖRÜ

Benim hikayem

25 yıl önce, 1989’da Uğur Dündar ve Kadir Çelik’in yanında Hürriyet gazetesinde bu işe başladım. 1995 yılından beri Sabah Gazetesi’ndeyim. Sabah Gazetesi dördüncü iş yerim ve 18 yıldır Sabah’tayım. Şu anda Sabah Gazetesi Günaydın eki Yayın Koordinatörüyüm.

Magazin haberciliği

Bulvar veya diğer adıyla magazin gazeteciliği, günümüz gazeteciliğinde çok yaygın olarak görülen gazetecilik türüdür. İnsanoğlunu bilgilendirmekle beraber hoşça vakit geçirmesini vurgulayan magazin gazetelerinin izleyicisi, fikir gazetelerine oranla çok daha fazladır. Her eğitim düzeyine hitap edebildiğinden, vakit geçirmek, oyalanmak için de okunulur.

Bol resimli, büyük puntolu daha kısa haberin yer aldığı sayfa düzenli, magazin gazetelerinin anlatımı genelde çok basittir. Kullanılan haberler tatlı haberlerdir. Haber konuları ise çok çeşitlidir. Sosyete dedikodusundan, sanatçıların yaşamına, basit sokak cinayetlerinden, hayat pahalılığına, çeşitli yemek reçetelerinden yıldız falına değin çeşitlidir.

Magazin gazetelerinin amaçlarını ise eğlendirirken bilgi vermek şeklinde özetleyebiliriz. Gelişmekte bir ülke olan Türkiye’de magazin gazeteleri çok yaygındır. Bu gibi ülkelerde, magazin gazeteleri haberleri, olayların aslına sadık bir şekilde verdikleri ölçüde, toplumu çeşitli olaylara karşı bilgilendirmede başarı sağlayabilirler. Ancak tam tersi de olabilir.

Magazinin dibe vurduğu yıllar

Magazinin 10 yıl öncesini net hatırlamasanız bile mutlaka duymuş veya görmüşsünüzdür. Bir televole gazeteciliği ortaya çıktı. 1992’de üniversiteden mezun oldum. Gazetede çalışmaya başladığımda 4 yıl boyunca işim İstanbul’da bulunan tek 5 yıldızlı otele gidip, havuzda bikinili bayan fotoğrafı çekip gazeteye getirmekti. İşimiz sadece buydu.

Eskiden her gün arka sayfada sadece mankenlerin bikinili fotoğrafları olurdu. Sadece son 5-6 yıldır bu yok. Biz Sabah Gazetesi olarak da bunu kaldırdık. Neredeyse tüm gazeteler de aynı şekilde.

Magazin kötü olduğu dönemlerde televole ve Reha Muhtar’ın Ana Haber bültenleri doğdu.

İlginç değilse magazin değeri yok

Magazin haberinde en önemli kriter ilginçliktir. İlginç olanda fotoğraf daha çok ön plana çıkar. O dönemde Reha Muhtar birinci olmak adına her türlü ilginç haberi paylaşırdı. Bu haberler sayesinde uzun süre 1 numarada kaldı ve televolede çalışan arkadaşlarımız çok büyük paralar kazandı. Yöneteciler yaptıkları işi çok önemli buldular özellikle kendileri bizi bu işe yönelttiler. Şu an farklı bir sektörde olsa bile en büyük örneği Acun llıcalı’dır.

Magazinde şeref ve onuru koruma

Haber değeri taşıyan kişiler siyasiler, sanatçılar, kamu görevlileri, sporculardır.

2000 yılından sonra magazin gazeteciliğinde  kendi adıma ve gazetemiz adına  önemli olan şeref ve onur korumasıdır. Kullanılan dilden dolayı insan hayatına en çok müdahale, en yoğun olarak magazin haberciliğinde yaşanır.  Bu durumda şeref ve onur birinci planda tutulmalıdır. Buna büyük bir şekilde dikkat ediyoruz.

2000 yılından sonra değişen ve bizim de son 5 yıldır dikkat ettiğimiz bir konu ise eskiden podyumda yürüyen mankenlerin fotoğraflarını eğilerek almak gerekiyordu, yoksa fırça yiyorduk üstlerimizden. Magazinde en çok bilinen kelimelerden ‘Frikik’ ‘Yürek Hoplattı’ ‘Üstsüz Yakalandı’ gibi ifadeler son 6 yıldır hiç kullanılmıyor. Bunları artık kullanmıyoruz çünkü bu kelimelerle bir yere varamıyoruz ve gereksiz yere insanların kafalarında başka yönlere kayabilme söz konusu oluyordu.

Böyle bir magazin gazeteciliği döneminden geçtik. Bunlar çok yanlış davranışlardı.

Sosyal medya ve magazincilik

2005’ten sonra sosyal medya sayesinde magazin gazeteciliği çok dönüştü. Akıllı telefonlar herkesin paparazzi olmasını sağladı. Eskiden paparazzilik için uzun zaman sarf etmemiz, bir kişinin arkasından aylarca koşmamız gerekiyordu. Artık gerek yok, çünkü vatandaş da her yerde fotoğraf çekip bize gönderebiliyor.

Magazin haberciliği her zaman küçümsendi, hala  da küçümsenir. Ama şunu kimse inkâr edemez; magazin ve spor gazeteciliği en çok takip edilen habercilik alanlarıdır. Herkesin magazine karşı bir ilgisi vardır.

Sadece burda dikkat etmemiz gereken, kişinin şeref ve onurudur. Magazin gazetecileri kişilerin hassasiyetlerini incitmemeye çalışmalıdır.

Herkes ünlüleri merak eder. Ünlü deyince akla sadece sanatçılar ve dizi oyuncaları geliyor. Oysa bu bir marketler zinciri sahibi de olabilir.

Halka mâl olmak diye bir durum söz konusu. İnsanlar bazen isteyerek, bazen de istemeden halka mâl olur. Ünlülerle aramızda sürekli bir tartışma söz konusu. ’Halk benimle ilgilenmesin, özel hayatımı merak etmesin!’ diyemezsiniz. Çünkü halka mâl olmak diye birşey var. Yanında 50 bin kişiyi çalıştırıyorsan yahut Türkiye’nin en ünlü sanatçılarından biriysen, biz de senin 24 saatini kontrol altında tutarız! Sadece evine, mahremiyet bölgene, yatak odana girmeyiz.

İş akışı

İş akışı şöyle özetlenebilir: Muhabirlerin yönlendirilmesi, gündemin belirlenmesi, haber kaynaklarına ulaşım, son kararın verilmesi, basım… Sabah saat 10.30’da toplantı olur; dün neler oldu, neler yaşandı  bunlar tartışılır.

10 yıl önce, gündemdeki kişileri “Bugün ne yapacaksınız?” diye arardık, ama şimdi zaten kendileri -özellikle sosyal medya aracılığıyla- duyuruyorlar; biz de aralarından ilgimizi çeken bölümü  alıp o kişinin üstüne gidiyoruz.

Saat 10.30’dan sonra tüm muhabirler kendilerini sokağa bırakıyor. Arkadaşlar gün içersinde topladıklarını ertesi gün saat 09.00’da masaya getirip sunuyor; ben de saat 10.30’da tüm servis müdürlerini toplayıp (17 kişi), gelen haberleri ertesi gün yazıya dökülecek şekilde anlatıyorum. Yazı işleri müdürü haberlerden isteğini alıp, yazıya çekip, gazetede kullanıyor; biz de geri kalanını Günaydın’da kullanıyoruz.

Günaydın’ın manşetini toparlıyoruz. İç sayfalar (Sağlık, Güzellik gibi) bir gün öncesinden hazırlanıyor; güncel olmasına gerek yok. Saat 14.30’da basıma veriyoruz, ertesi gün için hazırlanmaya başlıyoruz.

Magazin haberciliği ayrıntıya girmektir

Biz özel haberleri araştırıyoruz; ölüm ve aşk haberleri, dizilerden oyuncu ayrılması, yeni projeler gibi haberler zaten sosyal medyada yayılıyor. Biz sadece “Kenan İmirzalıoğlu’nun yeni filminin çekimleri başlıyor”u değil; kaç paraya anlaştı, daha önce hangi filmlerde rol aldı gibi detayları sunuyoruz.

Magazin haberciliği ayrıntıya girmekle başlar. Bilgileri daha da detaylandırıp sunmaya çalışıyoruz ki kalıcı olsun. Çünkü sosyal medya haberleri çok hızlı tüketiyor, gazeteleri okumaya gerek kalmıyor; her şey çok hızlı dönüyor. İnsanlar ellerine aldıkları gazetelerde farklı bir şey görmeye çalışıyor, biz de bunun için uğraşıyoruz.

Magazin haberinin gazetede yer alması için öncelikle hakkında olduğu kişinin ünlü olup olmadığı önemli. Herkesi ilgilendiren, insanları tiksindirmeyen, eğlenceli gelen haberleri seçiyoruz. Her yaştan insanın okuyacağını düşünerek dile çok dikkat ediyoruz.

İyi iş her zaman duyulur

Eskiden magazin gazetecilerine dava açılmıyordu, çünkü bir sanatçının albüm satması yahut dizilerin izlenmesi için promosyon önemliydi. Ama ben artık buna inanmıyorum. Eğer gerçekten iyi bir iş varsa muhakkak duyuluyor. Yeni dönemde çok fazla üniversite mezunu dizi oyuncularını görmeye başladık. Dikkat edin onlar asla gazetede yer almak istemiyor, sadece yeni bir dizi veya sinema filmi ilk çıktığı zaman gündemde olmayı tercih ediyorlar. Bu durum onların izlenme oranını kesinlikle etkilememiştir.

Magazin haberciliğinde sosyallik ve çevre

Sosyallik ve çevre magazin gazeteciliğinde çok önemli. Ne kadar sosyalsek, çevremiz ne kadar genişse o kadar iyi haber yapıyoruz.

2007 yılında bir restoranla ilgili bir haber yapmıştım, ekonomi bölümü haber müdürümüz dedi ki, “Sen neden eko-magazin haberleri yapmıyorsun?” İletişim mezunu olarak iktisat hakkında bilgim yok dedim, bana “Konuyu magazin yönü ile ele alacaksın” dedi. Haftasonu gençler, kadınlar ekonomi sayfasını okusunlar diye.. Türkiye’de özellikle kadınlar ve gençler ekonomi sayfalarını fazla okumuyorlardı. Ben kadınlara ekonomi sayfası okutmak istiyorum; altı yıldır da her pazar eko-magazin haberi yazıyorum.

Gördüğünüz gibi ekonomide de magazin var!  Eskiden olduğu gibi artık frikik olmadan da magazin haberi yapılabiliyor. Onlar, olmaması gereken çirkin dönemlerdi.

Ünlüleri nasıl buluruz

Birçok ünlü oturduğu restoranı gazetecilere bildiriyor, hatta fotoğrafını tweet atıyor. Bazen bize mesajla bildiriyor. Bize herşeyini haber veren ünlüler de var. Ancak uyuşturucu operasyonu gibi yüz kızartıcı bir haber olduğunda hemen “Bu benim özel hayatım!” moduna giriyorlar.

Magazinde etik

Yaptığımız işin etiğini eleştiren ünlüler var ama asla katılmıyorum. Magazin gazeteciliği etikte en çok tartışılan ve en kolay harcanan daldır. Eskiden aile fotoğraflarını çok kolay basıyorduk, mesela eş aldatma haberi olduğunda hemen yanında ailesinin fotoğrafı basılıyordu. Artık eş ve çocuk fotoğrafı basmıyoruz. Hatayı kim yaptıysa onun fotoğrafını basıyoruz sadece.

Tarkan evini taşırken evdeki çalışanlardan biri Tarkan’ın çekmecedeki gizli fotoğraflarını alıp bir gazeteciye satmış ve gazeteci yayınladı. Bu bana göre gayet etik, çünkü fotoğrafı çalan gazeteci değil. Hatta o fotoğrafı ele geçirmek bir gazetecilik başarısıdır. Her konuda ispat için en önemli delil fotoğraftır.

 

Soru: Magazin kelimesi Batı’da dergi anlamına geliyor. Türkiye’de nasıl bu anlamı kazanmış?

Cevap: Her eğitim düzeyine hitap ettiğinden ve belki keyifli vakit geçirmek için yapıldığından. Dergi sayfaları gibi renkli; sosyete dedikodusundan, bayramlarda çarşı pazar dolaşmaya varana kadar birçok konuyu ele alır. Ama ne zaman magazin Türkiye’de şimdiki anlamını aldı onu tam olarak bilmiyorum. Belki 70’lerde Hayat dergisi gibi dergilerle bu süreç başlamış olabilir.

Soru: Yapmaktan dolayı çok pişman olduğunuz bir haber var mı? Çünkü etik üzerine çok düşünmüşsünüz, bunun bir kırılma noktası vardır muhakkak.

Cevap: Somut bir olay yok. Belli bir yaşa geldikten sonra etik üzerine çok düşünüyorsunuz. Yeni insanlarla tanıştıkça ve eleştirileri dinledikçe yanlışlarımızı görüyoruz. Bizim amacımız çok fazla okunmak. Bunun için herkese hitap etmek gerekiyor. Evlerinde magazin programı izlemesi yasak olan çocuklar var, demek ki kötü şeyler de yapıyormuşuz. 1998 yılında, editörümün isteği üzerine Yasemin Yalçın’ın Bodrum’da bikinili fotoğrafını çekmiştim. Eşi, “Hamile eşimin bikinili fotoğrafını çekemezsin!” diyerek üzerime saldırdı ve kameramı kırdı, davalık olduk. Bu olay bir dönüm noktası olarak sayılabilir benim için, ama pişmanlık duyduğum bir durum yok.

Sosyal medyanın özel hayat olma ihtimali yok, istersen fotoğrafını kapatabiliyorsun sonuçta. Bu konuda davalar söz konusu olmuyor.

Soru: Eko-magazin haberlerini neye göre yapıyorsunuz? Gündeme göre mi?

Cevap: Evet aynen öyle.

Her magazinci için 5N1K’da en önemli nokta “Kim?” ve “Nasıl?” sorularıdır. “Niçin?” çok önemli değildir. Fotoğraf çekmek her magazin gazetecisinin edinmesi gereken bir beceridir. Fotoğraftaki detay ve ilginçlik önemlidir.

Soru: Diğer gazetecilik alanlarında kaynak çok önemlidir. Magazin haberlerinde ise herkeste “Bu haber kesin yalandır” algısı var. Sizce bunun nedeni ne?

Cevap: Magazin gazeteciliğinde kaynak yok; kaynak haberin kendisidir. En büyük kaynaklar en yakınlarımızdır; en yakın arkadaş, aileden birisi gibi…

Soru: Hangi gazetecinin ünlü olacağına kim karar veriyor?

Cevap: Tamamen başarısına bağlı. Reytingi yüksek olan kazanır. Eskiden ilişkiler önemliydi; ben de bundan çok çektim. Ama artık televizyon yöneticileri dışında bir kısıtlayıcımız yok.