0

Media School 2013 / 4th Week: “Social Media for Reporters”

Sorry, this entry is only available in Türkçe.

 

YALÇIN ARI, TRT YAPIMCISI / SOSYAL MEDYA DANIŞMANI

Dijital dünya, yeni bir zihin

Sosyal medya ve özellikle internetle birlikte inanılmaz bir veri birikimi var. İnternete girdiğimizde o kadar çok veri ile karşılaşıyoruz ki bir süre sonra kendimizi başka bir dünyada bulmaya başlıyoruz. Ve bence bir süre sonra veri zihnimizi kontrol etmeye başlıyor, gerçeği olduğu gibi okumamaya başlıyoruz. Ekrana gömülü başka bir varlığa dönüşüyoruz. Enformasyonun çokluğu zihnimizi karıştırıyor.

Enformasyonla birlikte artık yeni bir zihnimiz var. Eski bilgilerin silindiği, tertemiz yeni bir zihin. Buna Matrix’in yazarı siber mekân demiş. Bu kavramı sıkça duyacaksınız. Siz internetin başına geçtiğiniz andan itibaren siber mekândasınız ve bu mekânda yaşamaya başlıyorsunuz.

Siber mekânın merkezsizliği

Müzik, ses, video, fotoğraf… Bütün bunların bir araya geldiği yapıya biz siber mekân diyoruz. Siber mekânın en önemli özelliği ise merkezsiz bir yapısı olması.

İnternetin bir merkezi yok. Bilgiler kimliği belli olmayan çok farklı kaynaklardan gelebiliyor, sonra bir çok kişi tarafından paylaşılıyor. Bu paylaşımlar kolektif bir zihin oluşturuyor. Mesela Occupy Wall Street’te üretilen bir içerik çok farklı yerlerde paylaşılıyor, görüntüleniyor; sosyal medyada üretilen içerik kolektif bir içerik oluyor.

Küresel bir koordinasyon yok. Bir olay olduğunda ve sosyal medyada bunun üzerinden bir içerik üretilirken hiç bilmediğiniz kişiler, kurumlar buna katkıda bulunarak küresel bir içerik kazandırıyor.

Sosyal medyayı anlamak için sanal dünyanın içinde yer almak gerek

Sanal dünyanın içine girdiğinizde yeni bir dünyaya giriyorsunuz; size farklı bir dünyanın kapıları açılıyor. Her şeyi farklı görmeye başlıyorsunuz.

Siber mekânın gerçekliğine baktığımızda, siber mekân bir olayı olduğundan daha büyük gösteriyor. Bu gerçek olmayabilir ama siber mekânda üretilen içerik gerçek olmasa da bundan etkilendiğimiz bir gerçek.

O nedenle biz gazeteci olarak siber mekânı, sosyal medyayı incelerken bizi etkileyen kısımlarına bakmalı, bizi etkileyen kısımlarıyla ilgilenmeliyiz. Bunu başarmak için bu dünyanın nasıl bir dünya olduğunu anlamaya çalışmalıyız. Bu dünyayı ancak deneyimleyerek, yaşayarak, içinde olarak anlayabiliriz.

Hata yapmaktan korkmayın!

Gazetecilikte eskiden bir haberi yayınlamak için doğruluğunu farklı kaynaklardan kontrol etmek gerekirken, şimdi internetten duyduğumuz bir haberi anında paylaşabiliyoruz. Oysa sosyal medyada doğru olmayan haberler de dolaşıyor! Bu yüzden hataya açık bir mecra…Böylesi bir ortamda hata yapmaktan kaçınamazsınız. İnternetin böyle bir sorunu olduğu gerçek. ama bunun önüne yine aynı bilginin farklı kaynaklardan doğruluğunu sorgulayarak geçebiliriz; haberi paylaşmayarak değil. Gazeteci olarak haberi birkaç yerden kontrol ederek paylaşabiliriz. Başka türlü, etik kaygılara, toplumsal kodlara çok fazla takılırsak bu dünyanın hızına yetişmemiz mümkün değil.

Bu dünyanın hızına yetişmemiz gerekiyor. Bu dünya hataya açık bir mecrâ ve evet, hata yapabiliriz. İnternette hata çabuk unutulur. Kaygı düzeyini asgariye indirin. Etiği unutun demiyorum ama hata yapmaktan korkmayın.

Gerçeklik, teknoloji, değişen gazetecilik

Yaşamımız, deneyimlerimiz gün geçtikçe daha da çok teknoloji ile içiçe geçmiş durumda. Teknolojiyle birlikte değerlerimiz, toplumsal etik kodlarımız da değişiyor. Bizim bütün gazetecilik refleksimiz değişmeye başlıyor. Gazetecilik kurallarımız, haber kaynaklarımız, haber içeriği de değişmeye başlıyor.

İletişimci olarak bu dünyaya uygun kodlar geliştirmelisiniz. Bu dünyanın kodları, belki iki yüz yıldır var olan geleneksel medyanın kodlarıyla uyuşmuyor, çatışıyor. Geleneğin üzerine birşey kurmaya çalışırsak, bu iki dünyayı birleştirmeye çalışmak zorlaşabilir; geleneksel gazetecilik, televizyon ve gazetelerin üzerine siber dünyayı eklemek zor olabilir. Bu kodlarla siber mekânı yürütmek zorlaşır.

Siber mekân ve sosyal medyayla birlikte artık kendimize ait bir mecrâmız var. Burada hiç kimse hesap vermek zorunda değil. Bu yüzden, toplumsal kodlara çok fazla odaklanırsanız, bu içerik tüketicilerinin ilgisini çekmez.  Sosyal medya içerik üreticisi olarak geleneksel toplumsal kodları, etik değer kaygılarını azaltmak gerekiyor.

Teknoloji ve siber medyayla değişen bir başka şey ise şu: İnsanlar içine giremedikleri iletişim biçimlerini kabul etmiyorlar; etkileşime girdikleri alanlar ilgilerini çekiyor.

Mesafe bilinci yok

İnternette, siber mekânda mesafe bilincinin olmaması meslek olarak gazeteciliği zorlaştırıyor olabilir. Bu haberleri, kişiler zaten sosyal medyada kendileri paylaşıyor ve bunlara herkes ulaşabiliyor.Bunun için yapılacak şey bütün bu haberleri, bilgileri sentezleyip, analiz ederek yeni bir şey ortaya çıkarmak ve bunu paylaşmak.

Bu dünya -sosyal medya- artık uzmanlıkları, özel yetenek gerektirecek alanları ortadan kaldırıyor. Bu dünyada, bu kaos ortamı içinde birbirinden kopuk, bağımsız şeyleri sentezleyip,  anlamsız şeyleri birleştirip anlamlı bir şeyler ortaya çıkarmak gazeteci veya sosyal medya içerik üreticisi olarak sizin farkınız olur.

Artık bu dünyada biz teknolojiye bağımlı gibiyiz, bu anlamda yaptığımız bir çok şeyi kendimizi kanıtlamak için yapıyoruz. Ben kendi açımdan bir tweet paylaşırken ne kadar retweet edileceğini, bir fotoğraf paylaşırken ne kadar beğeni alabileceğini düşünerek yapıyorum. İçerik üretirken böyle bir dünya için içerik üretiyoruz, bunu bilmemiz gerekiyor.

Başka bir kimliğe bürünebilmek

Bu teknoloji içinde farklı kimliklere bürünebilmek mümkün. Bu dünyanın bir gerçekliği de bu. Bu kimlikler içinde toplumsal kodlardan, baskılardan sıyrılıp fikir üretebiliyorsunuz. İçerik üreticisi olarak siz “sahte hesapların, trollerin varlığını bilmezseniz bu sektörde barınamazsınız. Bu zihin yapısını bilmezseniz, bu sahte kimliklerin kötü olduğunu söylerseniz. Oysa bu dünyanın içindeki sahte hesap ve troll gerçeğinin ağırlıklı olarak mizah olduğunu bilmelisiniz.

İnternet size bir sürü olanak sunuyor. Örneğin Madonna’nın yerine geçen kişiye niye böyle bir şey yaptığını sorduklarında verdiği cevap: “364 gün kendi bedenimle yaşamak zorundayım, en azından bir gün bundan kurtulmak özgürleştirici bir deneyim.”

Gazeteci olarak fark yaratmak için bu deneyimin içinde olmanız gerekir

Artık insanlar ayrıntılarla uğraşmıyor, hiçbir şeyle ilgili kesin bir yargıda bulunamıyoruz. Bilgi paylaşımı açısından bir gazeteci ile sıradan bir kullanıcı arasındaki farklar ortadan kalkmış gibi görünüyor bu dünyada.

İnternette bir bilgi çöplüğü var. Biz bunun içinden anlamlı bir şeyler çıkartmalıyız.  Bir olay oluyor ve internetle birlikte bu olay aynı anda, anında duyuluyor. Gazeteci olarak bu dünyayı daha fazla deneyimlersek, paylaşılanları değerlendirip iyi bir sentez ortaya koyarak kendi farkımızı gösterebiliriz.

Bu yüzden bir süre sonra belki artık her haberi bilgisayarlar, tabletler üzerinden vermeye başlayacaksınız.

İnternet, söz söyleme imkânıdır

Bana interneti tek cümleyle anlatır mısın diye sorsaydınız, söz söyleme imkânıdır derdim. Bu hız içinde -dediğim gibi- hata yapmak çok kolay ama nternette negatif bir bilgi çok çabuk unutuluyor. Biz artık bu dünyada başkalarının hayatlarıyla değil, aslında kendi hayatlarımızla ilgileniyoruz. Ve bu narsisizm değil, keşfedilmesi gereken bir imkân. İnternet sizin söz söyleyebilmenize olanak sağlıyor.

Yeni çağa adapte olmak bir tercih

Geleceğin dünyası neredeyse teknolojik bir makine gibi yaşamanızı gerektiriyor. Bu bir zorunluluk değil, bir tercih. Bu dünyaya adapte olmak istiyorsanız eğer, üzerinize dijital bir tulum giyip tüm kaygılarınızdan sıyrılmalısınız.

İçerik değil, imge

İnsanlar bu dünyada uzun bir zamandır anlamın peşinden koşmayı bıraktılar. İnsanlar artık çerçeveyi izliyor; içeriğe değil, mesaja değil, imgeye bakıyorlar. Böyle bir dünyaya içerik üreteceksiniz.

İnternet artık her türlü deneyimi yaşatıyor. İnternet bize öte dünya deneyimini bile yaşattığı için artık merak edecek hiçbir şey kalmadı. Bu dünyada artık mekân duygusu neredeyse yok. Her an her yerde olabildiğimiz, tanımlayamadığımız bir alan içindeyiz.

Sosyal medyada dezenformasyon

Çok yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre insanlar haberleri önemli ölçüde sosyal medya aracılığı ile alıyorlar. Bu dünyada gerçeğe benzeyen ama gerçek olmayan bir sürü kötü kopya da üretiliyor, dezenformasyon var. Biz de bir süre sonra gerçek ile yalanı ayrıştıramayabiliyoruz. Baudrillard “Gerçeğin artık yalanlarla mücadele edecek gücü kalmadı” demiştir. Gazeteci olarak bir haberi teyit edip öyle paylaşmak önemlidir.

Örneğin Rahşan Ecevit öldü haberleri dolanıyordu sosyal medyada. Kimlerin paylaştığına baktım, bu hesapların troll olduğunu gördüm. Troll olduğunu bilirseniz paylaşmaz, yayılmasını da engellemiş olursunuz.

Biz gazeteci olarak bu dünyanın içinde yaşayarak, onu deneyimleyerek, kontrol ederek gerçeği yanlıştan ayrıştırabilmek zorundayız.

Anı fevkalâde derin yaşayıp anında tüketmek

Sosyal medyada geçmiş eriyor. Geçmişte yaşadığımız bir şeyi alıp bugün nostalji diye tüketiyoruz ama bugün yaşanan hiçbir şey artık nostaljiye dönüşmüyor. Artık her şeyi yaşadığımız anda tüketiyoruz.

Sosyal medyada her şey haber mi?

Her şey haber olabilir, olayları yakından takip ederseniz… Editörseniz bir siyasinin tweeti ile bir fotoğrafı birleştirerek bundan haber çıkarabilmek gerekiyor. Bu da deneyim gerektiren bir şey.

Etik değerler değişiyor demiştik. İnternet deneyimi yalanla gerçeği ayırmamıza olanak tanıyor- ancak bu deneyimi yaşamak koşuluyla! İnternet bize eskiden hiç ulaşamayacağımız veriler, bilgiler sağlıyor. Bir gazeteci olarak bunlardan yararlanmalıyız.

Deneyimi birleştirmek

Gündemi takip ettiğiniz sürece olayların birbirini nasıl tetiklediğini görebilirsiniz. Olayları birleştirip analiz ederek nasıl bir sonuç yaratacağını tahmin edebilir ve bu analizler üzerinden haber yapabilirsiniz. Sosyal medyanın içinde olduğunuz zaman habere bakış açınız da değişiyor bir süre sonra!

Resmi hesaplardan ve farklı kaynakları araştırarak gerçek bilgiye ulaşabilirsiniz. Bunun yanında sosyal medyada dezenformasyonla mücadele eden siteler de var. Belgeyi yüklediğinizde sizi ilk kaynağa götürüyor ve haberin gerçek olup olmadığını bu şekilde kontrol edebiliyorsunuz.

Bunlarla birlikte hacklemek de (bilgisayar korsanlığı) bir haber kaynağı mıdır? Evet, bilgileri alıp yayınlayabilirsiniz, hack faaliyetleriyle. Bilgisayar korsanlığı da bir haber kaynağı sayılabilir. Sonuç olarak farklı bir dünyadayız.