0

“Başkentte gazeteci olmak”

MUSTAFA KARTOĞLU, STAR GAZETESİ ANKARA TEMSİLCİSİ

Türkiye’de gündemi Ankara belirler

Türkiye’de gündemi politika ve politikacılar belirliyor çok uzun zamandır. Daha önce ekomik krizler, hükümetlerin kurulması, bozulması, zamlar, kamu kurumlarının özelleştirilmesi, kavgalar ya da darbeler üzerinden gündem belirleme durumu vardı Ankara’nın; şimdi ise ekonomik gelişmeler yahut iktidar icraatleri üzerinden.. Hangi etken daha güçlüyse haberin ağırlığını da biraz o belirler. Ekonomi o kadar gelişti ama biz gündemi siyasetten çıkaramadık. O yüzden Ankara gazeteciliği bu denli önemli.

Ankara gazeteciliği denildiğinde akla gelen şey Ankara büroları ve politikada neler olup bitiyor; açıkta olan şeyler ne anlama geliyor, perde arkasında olanlarla bağlantısı nedir, bunları çözebilmektir.

Gündemi, siyaset ve bürokrasinin merkezi Ankara belirlediği için, gazetelerin Ankara büroları da siyasetin hem kulislerinde hem de bizzat içinde olurlar. Her kesimle, her partiyle diyalogları vardır, olmak zorundadır; içeride neler olup bittiğini öğrenmek için. Bir başkent gazetecisinin siyaseten kimi desteklediğinin, hangi tarafa ait olduğununun bir önemi yoktur. Yapması gereken birinci iş, taraf olmadığını hissederek çalışmasıdır.

Ankara’da iki alan: Parlamento ve ekonomi bürokrasisi muhabirliği

İstanbul’daki gazetelerin merkezlerinde farklı servisler vardır (ekonomi, spor, magazin vs.). Ankara’da ağırlıklı olarak siyasi partileri takip eden parlamento muhabirleri ve ekonomi muhabirleri vardır. Ama ekonomi muhabirleri İstanbul’daki gibi değildir; Ankara’da ekonomi muhabirleri ekonomi bürokrasisini takip eder.

Ankara muhabirleri sabah çıktıklarında ya parlamentoya giderler (eğer gündem varsa) ya da bakanlıklara… Meclisin gündeminde ne var, hangi yasalar geliyor, nerden ve ne zaman geliyor, hangi aşamalardan geçecek, komisyona mı gidecek; o komisyonların işleyişi, meclisin işleyişi, komisyonların süreleri, yasanın genel kurula getirilip getirilmeyeceğine dair kulisler vs., biraz o prosedürü bilmek gerekiyor.

En güzel haberler kulislerden çıkar

Parlamentoda kulisler başkent gazetecileri için en önemli yerdir. Kulislerde herkesle sohbet fırsatınız olur; o bakımdan çok zengindir, renklidir. Kayıt yapmak, fotoğraf çekmek yasaktır. Yine de en güzel haberler kulislerden çıkar.

Burada önemli olan şey, karşınızdaki insanın sizle konuşurken kendini rahat hissedip hissetmeyeceği, konuşup konuşmayacağıdır.

Kaynakla ilişkiler

Başkent gazeteciliğinde birinci unsur ilişkilerdir. İlişkilerde güven esastır. Güvenilir gazeteci olmak yandaş gazeteci olmak demek değildir. Aleyhine çok haber yaptığı halde hala dostlukları süren gazeteciler, politikacılar yahut bürokratlar var.

Haberi satmak için manipüle etmez, başlığı parlatmaz, dürüst haber yaparsanız siyasilerle ilişkileriniz bozulmaz. İlişkilerin iyi olması demek kaynağın verdiği her şeyi yazmak yahut sakla dediğini saklamak değildir. Hem haberin kaynağına en yakın yerden haber almak önemlidir, hem de “Buradan haber alıyorum, aleyhine haber yapmamalıyım” dememek gerekir. İlişkileriniz, meslek ahlakına zarar vermeyecek şekilde olmalıdır.

Patronun işlerini takip: Bir şehir efsanesi

Ankara’da gazeteciler patronlarının işlerini takip ederler kısmı çok yanlış değil. Gazetelerin her zaman Ankara’yla işleri olur, çünkü gazete patronlarının gazeteleri dışında başka işleri de vardır. O işleriyle ilgili randevu alma konusunda elbette yardımcı olur büro ama bunun dışında ekstradan bir fayda sağlamaz.

Daha önce hiç soru sormadığınız birine soru sormak, ondan randevu almak zordur. Karşı taraf sizi tanımadığı için temkinli yaklaşır. Bir takım ilişkileri sağlamak açısından Ankara’da gazetecilik yapmak önemlidir. Aslında her gazetecinin yolunun başkentten geçmesi gerekir. Ankara’da ilişkilerin nasıl yürüdüğünü, patronların işini takip eden gazeteci ithamının karşılığının ne olduğunu görebilmek, bu tür yanlış algıların önünü kesebilmek için. Aslında bu şehir efsanesi durduk yere oluşmadı.

2000’li yıllara kadar hükümetlerin ömrü 1,5 yıl, bakanlıkların ömrü (istisnalar hariç) 2-4 veya 6 ay kadardı. Dolayısıyla yarın pozisyonundan ayrılacak olan bir bakana bir iş yaptırmak kolaydı, baskı unsuru güçlüydü. Ama geçtiğimiz on yıllık dönemde bunun alt yapısı ortadan kalktı. Yani bir bakanı ne kadar zorlarsanız zorlayın, ona yapmaması gereken bir şeyi yaptıramazsınız.

Kurallar kişilerin inisiyatifine bırakılmayacak kadar önemlidir. Ankara’da hemen herkesin dilinde olan bir şeydir bu: Kurallar kişilerden daha güvenilirdir. Kişiler değişir ama kurallar sizin hareket tarzınızı belirler. Güvencenizi de aslında kurallar belirler, kişiler değil.

Bütün gözlerin Ankara’da olması bir sağlık alameti değil

Ankara gazeteciliği bir dal olarak değil, çalışılan yer olarak ele alınmalıdır. Avrupa’da, Amerika’da yerel yönetimler güçlü olduğu için belediye meclisi muhabirliği de başkent muhabirliği kadar önemlidir. Bizdeyse ancak Ankara’ya, parlamentoya gelince haber değeri olur bir meselenin. Oysa İstanbul’da falanca belediye bir şeyi geçirirken niye manşet yapmadın? İstanbul’daki bir imar sorununu iktidar partisi sorunu haline getirmemek lazım.

Reflekslerimiz belediye meclisi düzeyinde çok duyarlı değil. Parlamentoya gelince duyarlı oluyoruz.  Parlamentoda muhabirin var, ama belediye meclislerinde muhabirin yok. Bu, gündemi Ankara’nın domine etmesi ile alakalı. Bütün gözlerin Ankara’da olması bir sağlık alameti değildir aslında.

Yerele bakmak da önemli

Ankara’nın bu kadar önemli olmasında sorun medyada. Ankara’daki parlamentoya baktığı kadar yerel meclislere bakmıyor. Medyaya düşen, yerele daha fazla ağrılık vermektir.

Dünyada yerel medya güçlenerek ulusal medya haline gelir, Türkiye’de ise yerel medya hiç güçlenemiyor; ulusal medya olarak başlanıyor işe. İstanbul’a kar yağdığında Türkiye’ye kar yağmış oluyor. Kitlenin çoğu nerede, ekonomi nereden yönetiliyor, reklam geliri nerede ise ora merkezli bir gazetecilik hakim Türkiye’de.

Konya, Adana, İzmir ve Bursa gibi şehirlerde güçlü yerel medya var aslında. Sabah Gazetesi İzmir’deki Yeni Asır’dan çıkmıştır ve ulusal bir gazete olmuştur. Yine de yeterli değil. Bizim medya olarak belediye meclislerinde ne yapılıyor ona da bakmamız lazım.

Aslında nereye baktığımız orayı daha da güçlendiriyor. Hep Ankara’ya baktığımız için bu Ankara’yı da güçlendiriyor.

Tek parti iktidarı bize yaramadı

18 aylığına seçilmiş bir milletvekili iseniz, seçildiğiniz yere hizmet götürmekle yükümlüsünüz. Haliyle bakanlarla kavga ediyorsunuz, çünkü süreniz kısa. Bir kabinede iki defa bakan değişiyor. Eskiden her bakanlığa birkaç muhabir gönderilirdi. Artık böyle değil. Milli Eğitim’de bir sorun varsa oraya 1-2 muhabir, sağlıkta sorun varsa Sağlık Bakanlığı’na 1-2 muhabir  gönderiyorsunuz. Eskiden 60-70 kişi ile çalışan bürolar 20-30 kişiyle çalışıyor. Tek parti iktidarı bize yaramadı.

Profil arşivi oluşturmak önemli

Siyasette de, gazetecilikte de düzenli olarak kişi profillerine bakmak çok önemlidir. Profiller karakterler hakkında çok değerli bilgiler verir. Google Alert ile bir siyasiyi takibe alabilirsiniz. SETA Vakfının sitesine girerseniz Suriye, Irak ile ilgili önemli profiller vardır. Örneğin Barzani kimdir? Kafanızda bir portre arşivi olması gerekiyor. Ben o arşivlerden çok yararlandım. Başbakan bir ülke lideriyle mi görüşecek? O kişiyle ilgili bir portre çıkarmışsanız bu işinizi daha iyi yapmanızı sağlar.